Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 8 Kasım’da gerçekleşen ve 3’ü çocuk toplam 7 kişinin yaşamını yitirdiği patlamaya ilişkin bilirkişi ve SGK raporları tamamlandı. Rapora göre, parfüm dolum tesisinin sahibi ve yöneticileri “asli ağır kusurlu” bulunurken; ilçe belediyesi “idari tali kusurlu” olarak değerlendirildi. Patlama Nasıl Gerçekleşti?Raporda, facianın tesiste etil alkol aktarımı yapılan bölümde başladığı; IBC tankından reaktör kazanına alkol aktarımı sırasında “kazanın gövdesinden bir ses duyulduğu” ve hemen ardından “parlama” ile yangının başladığı belirtildi. Yüksek buhar basıncı nedeniyle parlama saniyeler içinde patlamaya dönüştü; ardından çevredeki yanıcı kimyasallara sıçrayan alevler yaklaşık 3–4 dakikada üretim alanını tamamen sardı. Olay anında tesiste 13 kişi bulunuyordu; 6 kişi olay yerinde, 1 kişi de hastaneye kaldırıldıktan sonra hayatını kaybetti. Raporda Tespit Edilen İhmallerBilirkişi ve SGK müfettişlerinin hazırladığı rapor, tesisin — ruhsatsız kullanım, eksik elektrik/zemin topraklama, yangın merdiveni, acil çıkış kapısı, alarm/sprinkler sistemi ile acil aydınlatma eksikliği — gibi pek çok emniyet standardına uymadığını ortaya koydu. Ayrıca, iş sağlığı ve güvenliği uzmanı ya da hekimi görevlendirilmiş görünmesine rağmen, tesisin bu yükümlülükleri fiilen yerine getirmediği; herhangi bir eğitimin ya da acil durum tatbikatının yapılmadığı belirtildi. SGK raporuna göre, 13 çalışanından yalnızca birinin sigortalı olduğu; kalan 12 kişinin sigortalarının, patlama günü (8 Kasım) sisteme kaydedildiği tespit edildi. Yani ölen işçilerin tamamı, olay anında fiilen sigortasız çalışıyordu. Sorumluluk Dağılımı ve TepkilerBilirkişi heyeti, asli kusuru tesis sahiplerinde görürken; belediyeyi tali kusurlu saydı. Öte yandan, denetim ve ruhsat sürecini takip etmesi gereken kamu kurumları — Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), İŞKUR ve ilgili bakanlıklar — hiçbir kusur ya da ihmale mahal görmedi. Bu karar, ailelerin avukatları tarafından yoğun biçimde eleştirildi. Eleştirilerin odağında, 2021’de kaçak yapı tespiti yapılan fabrikanın yıkım kararına rağmen faaliyetini sürdürmesi; ruhsatsız kat çıkılması; ve çeşitli şikayetlere rağmen denetimlerin yapılmaması yer alıyor. Avukatlar, bu tabloyu “kurumsal koruma” ve “cezasızlık pratiği” olarak tanımlıyor. Ne Değişecek?Rapordaki bulgular, patlamanın öngörülebilir ve önlenebilir bir endüstriyel kaza olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Ancak asıl soru, sorumlular hakkında yargı sürecinin ne yönde ilerleyeceği — özellikle denetim yükümlülüğünü taşıyan kurum ve kişilerin yargı kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği — kaldı.Ayrıca, kayıt dışı, sigortasız, güvencesiz şekilde çalışan işçilerin karşı karşıya kaldığı risk bu olayda yeniden açığa çıktı. İlerleyen günlerde basına yansıyacak soruşturma süreci, hem adalet hem de iş güvenliği uygulamalarının ne kadar ciddiyetle ele alındığını gösterecek.
7 Can Kaybıyla Sonuçlanan Ravive Kozmetik Patlamasında Bilirkişi Raporu Tamamlandı
0
Paylaş



